Block 3D - free website template from templatemo.com

düşüngü hayatın öteki yüzü

hayaller kahyası - hayatın öteki yüzü...

Sezen Aksu





Murat Kekilli - Mahsuni Şerif - İsmail Yk - Metallica - Şebnem Ferah - Teoman - Apocalyptica - Ceza - Kıraç - Sezen Aksu - Arif Sağ - Çetin Akdeniz - Oğuz Aksaç  - Sagopa


Sezen Aksu (1954 - …. )

13 Temmuz 1954 yılında İzmir’de doğdu. Ziraat fakültesindeki öğrenimini yarıda bıraktı. Profesyonel olarak müzikle ilgilenmeye başladı. İlk 45′liği “Haydi Şansım/ Gel Bana” 1975 yılında çıktı. Aynı yıl içerisinde “Yaşanmamış Yıllar/ Kusura Bakma” isimli ikinci 45′lik plağı yayınlandı. Sezen Aksu bir dergiye verdiği röportajda, iki plağını amatör bulduğunu ve gerçek çıkışını üçüncü plağı “Olmaz Olsun/ Vurdumduymaz” ile yapacağını söyledi, dediği gibi de oldu. “Olmaz Olsun/ Vurdumduymaz”, 1976 yılının müzik listelerinde uzun süre bir numaradaki yerini korudu. Yorumculuğu kadar besteci ve söz yazarı kimlikleriyle dikkatleri üzerinde toplayan Sezen Aksu’nun 1976′da çıkan diğer 45′likleri “Kaç Yıl Geçti Aradan” ve “Kaybolan Yıllar” oldu. 1978′de Hurşid Yenigün’ün iki bestesine söz yazan sanatçı, “Gölge Etme/ Aşk” isimli 45′liğini piyasaya sundu. Artık Sezen Aksu’nun müzik listelerinde haftalarca bir numarada kalması kimseyi şaşırtmıyordu. Yine bu yıl içerisinde, şu anda piyasada bulunan en eski Sezen Aksu yapıtı olma özelliğini koruyan “Serçe” kaseti piyasaya çıktı. Bir yıl sonra “Serçe”yi “Ağlamak Güzeldir” izledi. İlk kez 1979′da sinema oyunculuğu denedi. 1982′nin ilk haftası Şan Müzikholü’nde “Sezen Aksu Aile Gazinosu” adlı müzikali sahneledi. Müzikalde yedi ayrı tipi canlandıran sanatçı, Adile Naşit, Şener Şen, Ayşen Gruda, Altan Erbulak gibi usta tiyatro oyuncuları ile aynı sahneyi paylaştı. 1984 yılında yayınlanan “Sen Ağlama” çalışması, TRT denetiminden ancak bir sonra geçtiğinde şarkıları geneş kitlelere ulaştı. Bu sırada Minik Serçe, oyunculuk yeteneğiyle de önplandaydı. 1986′da sahnelenen “Bin Yıl Önce Bin Yıl Sonra” müzikalinde oynadı. Aynı yıl çıkan “Git” albümü piyasaya çıkar çıkmaz büyük bir ilgi gördü ve albümün hemen hemen bütün şarkıları hit oldu. Daha sonra yayınlanan “Sezen Aksu’88″ isimli çalışmasını “Sezen Aksu Söylüyor” takip etti. 1991 yılında “Gülümse” de, diğer albümleri gibi büyük ilgi uyandırdı. Hatta albümdeki şarkılardan “Hadi Bakalım”ın single’I Avrupa’da yayınlandığında, klibi olmamasına rağmen iyi bir satış grafiği yakaladı. Sezen Aksu, yoluna müzikalite açısından kusursuz albümler yapmak üzere devam etti. “Deli Kızın Türküsü” (1993) farklı tarzdaki Sezen Aksu albümlerinin ilki oldu. “Küçüğüm”, “Masum Değiliz”, “Kalbim Ege’de Kaldı” gibi şarkılar bu çalışmada yer aldı. Çoğunlukla aşkı anlatan şarkılar yazan, besteleyen ve söyleyen Sezen Aksu, özellikle “Işık Doğudan Yükselir” (1995) isimli albümüyle müziğindeki farklılaşmayı sürdürdü. Sanatçı bu kez Anadolu’nun dört bir yanındaki ezgilerle kendi müziğini sentezledi. 1996 yılında vefat eden Onno Tunç’a ithafen, aynı yılın yaz ayında “Düş Bahçeleri”ni çıkardı. Bu albümde, altı yıl süresince vokalistlerine albümleri için verdiği şarkılarını yeniden yorumladı. 1997′de Goran Bregovic ile birlikte çalıştığı ve Balkan ritminde şarkılardan oluşan “Düğün ve Cenaze” yayınlandı. Farklılaşan müzikal çizgisine karşılık “eski Sezen şarkıları” isteyen hayranlarını kırmayarak 1998′de “Adı Bende Saklı” isimli albümünü yaptı. Sanatçının en son yayınlanan çalışması ise “Deliveren” oldu. Bugüne kadar 16 albüm ve 500′den fazla şarkı yapan “Minik Serçe” ve “Ana Kraliçe” gibi unvanlara sahip sanatçı, Türk pop müziğinin en güçlü seslerinden biri. Ayrıca, bir zamanlar vokalistliğini yapan Aşkın Nur Yengi, Harun Kolçak, Levent Yüksel, Sertab Erener gibi isimleri de pop müziğimize kazandırdı.

Bugün 1 ziyaretçi (20 klik) kişi burdaydı!
                image                
Yeni Haberler :

“Her şeyim var şimdi. Bir evim, bir arabam… İşim var ve bol param… Sağlıklıyım ve hâla güzelim. Bir sürü tanıdığım var, bir sürü arkadaşım ve dostçuklarım…

Müziğin sesiyle uyandı , akşamdan kalma bir zihinle bulanık rüyasından uyanmıştı...İçki kadehleri vardı yerlerde. Sonra derin bir nefes aldı yapmak istediği tek şey hayallerinin ritmini duyabilmekti. Uykuya çok düşkün...

Utancından kıpkırmızı olmuş bir surat arıyordu. Evet, çevresinde hali hazırda yeterince çok kırmızı surat vardı; ancak yüzlerinin kızarmış olduğunun çok da farkında değillerdi...

Ay gökte mavimsi bir renk almıştı o gün. En güzel rengi, en güzel hali... Gözlerini hiç kapatmak istemiyordu Kurt, hiç uyumak istemiyordu...

İçinde değerli sandığı bir şeyleri, bir dostluğu kurtarma arzusuyla atıştıran tatlı yağmurun altında küçük adımlarla ilerliyordu.. kafasında türlü türlü düşünceler belli belirsizdi...

Loş sokak lambaların aydınlattığı yolda hızla ilerliyordu. Akşamın en çok bu vaktini severdi; kızıla kesmiş bir gökyüzü, yuvalarına gitmekte olan zavallı kuşların veda cıvıltıları. Nefret ettiği sonbahar ayı olmasına rağmen...

yine döktüm tüm yapraklarımı / bir bir haykırdılar dallarımdan koparken...

bugün binlerce hayal aktı gözlerimden / önce anılarımla kuruladım onları...

Koskoca bir yaz tatilinden sonra, yine okulun başlama zamanı gelmiş çatmıştı. Mustafa ders kaydını yapmış, rahat bir şekilde yeni dönemin başlamasını bekliyordu....

Sıcak, sıkıcı bir yaz günüydü. Odasının penceresinden bakan Serdar, evin bahçesindeki dutun yaprağının bile kıpırdamadığının farkına vardı....

Masafuso yeni yüzüyle artık daha renkli.Çalışmalarımız devam ediyor...

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=