masafuso hayatın öteki yüzü...
Arama :
İletişim



masafuso - hayatın öteki yüzü...

KIrac





Murat Kekilli - Mahsuni Şerif - İsmail Yk - Metallica - Şebnem Ferah - Teoman - Apocalyptica - Ceza - Kıraç - Sezen Aksu - Arif Sağ - Çetin Akdeniz - Oğuz Aksaç  - Sagopa



Kıraç - Biyografi

1972 yılında Kahramanmaraş’da öğretmen bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Kıraç ilk öğrenimine burada başladı. 1982’de ilkokul dördüncü sınıftayken babasının tayini nedeniyle ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşti. İlk orta ve Lise eğitimini İstanbul Hasköy’de tamamladı.

Küçük yaşlarda müziğe olan eğilimi ortaya çıkan Kıraç’ın ilk enstrumanı kendi kendine öğrendiği babasına ait bağlamaydı. Lise’ye başladıktan sonra onun bu yeteneğini keşfeden müzik öğretmeni Refik Köksal’ın ilk gitarını hediye etmesi Kıraç’ın hayatında bir dönüm noktası oldu.

Lise eğitimini tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği bölümüne girdi. Hem çok sevdiği müzik konusunda eğitimini sürdürecek hem de baba mesleğini devam ettirebilecekti. 1992 yılına gelindiğinde Ortaköy Martı barda sahne hayatına başladı. Kendi müziğini daha geniş kitlelere duyurma, paylaşma arzusu sonucu 1994 yılında ilk demo kasetini hazırladı. Pek çok firmayla görüşmeler yaptı hiçbir sonuç alamadı. Sonunda albümünün finansmanını kendi karşılayarak Deli Düş’ü tamamladı. Çeşitli firmalarla görüşmeleri yine sonuçsuz kaldı.

Bir arkadaşının aracılığıyla TMC ile tanıştı. 1998 yılı mayıs ayında ilk albümü “Deli Düş” müzikseverlerle buluştu. “Dağların Kadını” “Talihim Yok Bahtım Kara” ve “Ben Yolumu Bulurum” şarkılarına klip çekilen Kıraç başlangıçta çok geniş kitlelere sesini duyuramadı ama sağlam bir dinleyici kitlesinin çekirdeğini oluşturmayı başardı.

1999 yılı Aralık ayında ikinci albümü “Bir Garip Aşk Bestesi” çıktı. İlk klibi “Gidiyorum” un başarısının ardından Kıraç dinleyenler bir çığ gibi büyümeye devam etti. Bu albümde “Bir Garip Aşk Bestesi” ve Karahisar Kalesi” parçalarına klip çekildi.

2001 yılı Şubat ayında Funda Arar’la yaptığı düet albüm “ Sevgiliye” albümü Sevgililer Günü anısı olarak dinleyicilerle buluştu. Bu albümde “Sevgiliye” ve “Çeşminaz” parçaları kliplendi. 2001 Yılı sonunda müzikseverlerle buluşan “Zaman” albümüyle geniş kitlelere sesini duyurmaya devam etti. Bu albümde “Endamın Yeter”. “Gönül”, “Kan ve Gül”, “Yıllar Sonra” ve “Zaman” parçalarına klipler çekildi. O artık konserler için bir şehirden bir şehre koşan, bütün parçaları konserlerde binlerce kişi tarafından söylenen ve her manada sevenleriyle buluşan bir sanatçı oldu.

2002 yılında TMC Film’den gelen bir diziye jenerik ve müzik yapma teklifi müzikal yaşamında yeni bir kapı açtı. “Zerda” nın jeneriği ve müzikleri geniş kitlelerin ilgisini çekmeyi başardı. Milyonlarca izleyici her hafta dizide olacakların yanı sıra müzikleri, yeni melodileri merakla beklediler. 2003 yılı baharında dizinin müziklerinden oluşan “Zerda” albümü müzik marketlerdeki yerini alarak başarılı bir satış grafiği yakaladı. “Zerda’nın başarısını bir başka dizi, “Bir İstanbul Masalı” takip etti.

2003 Eylül ayında yeni albümü “Kayıp Şehir” için stüdyo çalışmalarına başladı. Kıraç ve son albümü “Kayıp Şehir” 2 Mart 2004 tarihinde sevenleriyle buluştu.İlk klibini internet sitesindeki hayranlarının oylarıyla Razıysan Gel adlı parçaya çeken Kıraç ikinci klibi 'Senden Başka' ile tüm tv kanallarında gösterime girdi.

Bugün 4 ziyaretçi (64 klik) kişi burdaydı!
*** hayatın öteki yüzüne hoşgeldin *** *** eğer elinde sitemizde yer almasını istediğin herhangi bir şey varsa masafuso@aol.com elektronik posta adresimize gönderebilirsin. ***
                image                
Yeni Haberler :

“Her şeyim var şimdi. Bir evim, bir arabam… İşim var ve bol param… Sağlıklıyım ve hâla güzelim. Bir sürü tanıdığım var, bir sürü arkadaşım ve dostçuklarım…

Müziğin sesiyle uyandı , akşamdan kalma bir zihinle bulanık rüyasından uyanmıştı...İçki kadehleri vardı yerlerde. Sonra derin bir nefes aldı yapmak istediği tek şey hayallerinin ritmini duyabilmekti. Uykuya çok düşkün...

Utancından kıpkırmızı olmuş bir surat arıyordu. Evet, çevresinde hali hazırda yeterince çok kırmızı surat vardı; ancak yüzlerinin kızarmış olduğunun çok da farkında değillerdi...

Ay gökte mavimsi bir renk almıştı o gün. En güzel rengi, en güzel hali... Gözlerini hiç kapatmak istemiyordu Kurt, hiç uyumak istemiyordu...

İçinde değerli sandığı bir şeyleri, bir dostluğu kurtarma arzusuyla atıştıran tatlı yağmurun altında küçük adımlarla ilerliyordu.. kafasında türlü türlü düşünceler belli belirsizdi...

Loş sokak lambaların aydınlattığı yolda hızla ilerliyordu. Akşamın en çok bu vaktini severdi; kızıla kesmiş bir gökyüzü, yuvalarına gitmekte olan zavallı kuşların veda cıvıltıları. Nefret ettiği sonbahar ayı olmasına rağmen...

yine döktüm tüm yapraklarımı / bir bir haykırdılar dallarımdan koparken...

bugün binlerce hayal aktı gözlerimden / önce anılarımla kuruladım onları...

Koskoca bir yaz tatilinden sonra, yine okulun başlama zamanı gelmiş çatmıştı. Mustafa ders kaydını yapmış, rahat bir şekilde yeni dönemin başlamasını bekliyordu....

Sıcak, sıkıcı bir yaz günüydü. Odasının penceresinden bakan Serdar, evin bahçesindeki dutun yaprağının bile kıpırdamadığının farkına vardı....

Masafuso yeni yüzüyle artık daha renkli.Çalışmalarımız devam ediyor...

Zeki Müren
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=