Block 3D - free website template from templatemo.com

düşüngü hayatın öteki yüzü

hayaller kahyası - hayatın öteki yüzü...

Po60

Kasımpaşa'ya Bildiri


Benim hiç mi önemim yok!

Sallanmasın diye masanın

  bacağına kıstırılmış, üzerinde

    ne yazdığı önemsenmeyen

      bir kağıt parçacığı mıyım ben!



Benim hiç mi değerim yok!

İbiğinden yıllarca su akıtılmış,

  nice abdestler alınmış,

   sonra da mandal karşılığı,

    bir eskicinin soğuk ellerine terkedilmiş,

     küçük bakır bir ibrik miyim ben!



Benim hiç mi önemim yok!

Kestirmeden giden birinin ayakkabısına;

  yalnızlık azabından kurtulmak için,

   sımsıkı tutunan ve sonra da,

    küfürler silsilesi eşliğinde,

     ayakkabı tabanından zorla sökülüp atılan,

      zavallı,sulu bir toprak mıyım ben!



Benim hiç mi değerim yok!

Sevdiğine ulaşmak için dağları delmiş,

  kar,toprak,dağ,bayır demeden

   dere tepe aşmış bir sevdalının

    ayaklarını koruyan daha sonra,

     yollara dayanamayıp paraparça olan

      en nihayetinde bir kenara itilip,unutulan,

       bir çift yaşlı potin miyim ben!



***



Köyü sel alacak dediler,

Kıçımı dereye set yapıp durdurdum.

Secdeye varıp,

Kıçımı ilah ilan ettiler.

Asıl ilah kocaman bir kaya oturttu

Kıçımın yerine.

Akabinde o güzelim,o kutsal kıçımı

Ufacık çocuklar bile tekmelediler.



MUSTAFA ERDOĞAN (M.E.)







Şiirler - Ana Sayfa






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Mesajınız:

Bugün 1 ziyaretçi (17 klik) kişi burdaydı!
                image                
Yeni Haberler :

“Her şeyim var şimdi. Bir evim, bir arabam… İşim var ve bol param… Sağlıklıyım ve hâla güzelim. Bir sürü tanıdığım var, bir sürü arkadaşım ve dostçuklarım…

Müziğin sesiyle uyandı , akşamdan kalma bir zihinle bulanık rüyasından uyanmıştı...İçki kadehleri vardı yerlerde. Sonra derin bir nefes aldı yapmak istediği tek şey hayallerinin ritmini duyabilmekti. Uykuya çok düşkün...

Utancından kıpkırmızı olmuş bir surat arıyordu. Evet, çevresinde hali hazırda yeterince çok kırmızı surat vardı; ancak yüzlerinin kızarmış olduğunun çok da farkında değillerdi...

Ay gökte mavimsi bir renk almıştı o gün. En güzel rengi, en güzel hali... Gözlerini hiç kapatmak istemiyordu Kurt, hiç uyumak istemiyordu...

İçinde değerli sandığı bir şeyleri, bir dostluğu kurtarma arzusuyla atıştıran tatlı yağmurun altında küçük adımlarla ilerliyordu.. kafasında türlü türlü düşünceler belli belirsizdi...

Loş sokak lambaların aydınlattığı yolda hızla ilerliyordu. Akşamın en çok bu vaktini severdi; kızıla kesmiş bir gökyüzü, yuvalarına gitmekte olan zavallı kuşların veda cıvıltıları. Nefret ettiği sonbahar ayı olmasına rağmen...

yine döktüm tüm yapraklarımı / bir bir haykırdılar dallarımdan koparken...

bugün binlerce hayal aktı gözlerimden / önce anılarımla kuruladım onları...

Koskoca bir yaz tatilinden sonra, yine okulun başlama zamanı gelmiş çatmıştı. Mustafa ders kaydını yapmış, rahat bir şekilde yeni dönemin başlamasını bekliyordu....

Sıcak, sıkıcı bir yaz günüydü. Odasının penceresinden bakan Serdar, evin bahçesindeki dutun yaprağının bile kıpırdamadığının farkına vardı....

Masafuso yeni yüzüyle artık daha renkli.Çalışmalarımız devam ediyor...

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=